Değişim

Bir insanın kendini hazır hissedemeyeceği iki üç şeyden biri sanırım değişim. Böyle kabullenmesi zor, ayak uydurması zor, insanları buna uydurmak zor. Zor da zor, büyük uğraş.
Büyük emek, büyük sabır.
Kendime değişimlere kapalı bir insan demememe rağmen benim bile ciddi şekilde zorlandığım bir sürecin başlangıcı olsun bu değişim. 

Continue Reading

Son Dilek – Andrzej Sapkowski

Son Dilek
Orijinal Adı: Ostatnie Życzenie
Yazar: Andrzej Sapkowski
Yayınevi: Pegasus Yayınları
Sayfa Sayısı: 400
Çevirmen: Regaip Minareci
Puan: 5

Arka Kapak;
Rivyalı Geralt bir Witcher’dır. Henüz küçük bir çocukken seçilmiş, eğitilmiş, büyülerle donatılmış ve mutasyon geçirmiş bir canavar avcısı. Acımasız, tekinsiz, karanlık ve canavarlarla dolu bir dünyada yaşar.
Onun dünyasında peri masalları hiç de saf değildir. Pamuk Prenses bir haydut çetesinin başındadır. Güzel ve Çirkin’deki roller çok farklıdır. Üç dilek hakkı sunan cinlerle karşılaşmak bile istemezsiniz.
Masumların savunucusu Geralt, kızları canavara dönüşmüş ensest krallarla, intikam hırsıyla yanan cinlerle, âşık vampirlerle ve daha nicesiyle karşılaşıyor. Hepsi çok tehlikeli ve hiçbiri göründüğü gibi değil.

Continue Reading

Bela – Sally Green

Bela
Orijinal Adı: Half-Bad
Yazar: Sally Green
Yayınevi: DEX
Sayfa Sayısı: 391
Çevirmen: Taylan Taftaf
Puan: 5

Arka Kapak;
Sen bir cadısın, yarı Ak, yarı Kara.
Okuyamıyor, yazamıyorsun ama iyileşiyorsun hızla.
Karanlık çökünce kapalı bir yerde kalırsan hasta oluyorsun.
Annalise’e çok âşıksın ama Ak Cadılardan nefret ediyorsun.
On dört yaşından beri bir kafesin içinde tutsaksın.
Kaçmalı ve o korkunç, katil babanı bulmalısın.
Bunu başarmalısın, on yedinci yaş gününden önce hem de.
Çünkü sen yok edilmesi gereken bir Bela’sın.

Continue Reading

Verimli Olmak 🎆

İngilizce’sini çok sevdiğim bir kelime bu verim. Productivity. Abartısız o kadar estetik ve huzur verici buluyorum ki bu kelimeyi, yakın zamana kadar anlamını tam olarak bilmediğimi -sözlük açısından değil de metaforik olarak diyelim- fark ettiğimde çok üzülmüştüm halime. Nasıl verimli olabileceğimi bilmeyi bırakın, bu basit kelimenin ne kadar çok şey ifade ettiğini bile bilmiyordum. İşte bu durum Eylül 2017 civarına denk geldi. Her şeye olan ilgim bir anda elimden avcumdan kaydı, ne işime ne de okuluma ayak uydurmayı denedim. Bu şekilde bir ay geçirdim diyebilirim. Daha sonra bir gece uyandım. Çok sık uyanırım geceleri, uyandığım andan sonra da uyuyamam asla. O gece, 27 Eylül 2017, hayatımı düşündüm ve dur bakalım Melek, dur orada dedim.
Ne yapıyorsun sen?

Continue Reading

Fantastik Kitaplar Neden Edebi Eser Değildir?

Bugünün konusu tamamen fantastik kitaplar. Benim de aşık olduğum, okumaktan asla sıkılmadığım ve muhtemelen asla sıkılmayacağım harika bir edebiyat türü.

EVET. Fantastik kitaplar da edebi eserlerdir. İşte bugün tam olarak bunlardan bahsedeceğim diyebilirim size. Hayatım boyunca insanlar okuduğum kitaplara bakarak yüzlerini ekşitti ve bana bir şey katmayacak (sen nereden biliyorsan yüce insan?) boş sayfalar yerine edebi eserler okuyarak kendimi geliştirmemi, dünyaya bakışımı değiştirmeyi, olgunlaşmamı söyleyip durdular. Bu durum ile o kadar sık karşılaşmaya başladım ki belli bir zamana kadar tüm yorumlara, iğnelemelere gülüp geçerek cevap verdim. Bana okuma alışkanlığı aşılamış olan insanlar bile neden bu kitaplarla vakit kaybetmeye başladığımı sormaya başladıklarında ise beni bu yazıyı yazmaya iten süreç başlamış oldu. Hadi öncelikle kısa bir giriş yapıp fantastik kitap nedir buna değineyim.

Continue Reading